15 Ocak 2013 Salı

Çelik para kasasında 15 bin 400 paket

Çelik para kasasında 15 bin 400 paket


15 Ocak 2013 Salı 14:49

Kaçak sigaraları ''çelik para kasalarına'' sakladılar. Polis ekiplerinin operasyonuyla 15 bin 400 paket kaçak sigaraya el konuldu.


ÇORUM - Doğu illerinden batıya sevk edildiği belirlenen gümrük kaçağı 15 bin 400 paket sigara, Çorum Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin operasyonu ile ele geçirildi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren Çorum Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Osmancık ilçesi girişinde A.S'nin kullandığı plakası açıklanmayan kamyonu durdurdu.
Ekiplerin yaptığı aramada, aracın kasasındaki çelik para kasaları açıldı. Söz konusu para kasalarında, zulalanmış vaziyette çok sayıda sigara ele geçirildi. Gümrük kaçağı olduğu belirlenen toplam 15 bin 400 paket sigaraya el kondu. Araç sürücüsü ise gözaltına alındı.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Kimin Patenti Çok Haberi

Digicom: Yargıtay ‘usulden’ bozdu

Digicom: Yargıtay ‘usulden’ bozdu



14 Ocak 2013



Digicom: Yargıtay ‘usulden’ bozdu

Digicom Elektronik Pazarlama A.Ş. (Digicom), Güney Koreli LG Electronics Inc. aleyhine kazandığı 300 milyon liralık tazminatla ilgili Yargıtay’ın bozma kararınının “esas”tan değil, “usulden” bozma olduğunu açıkladı.



Digicom, distribütörlük anlaşmasını haksız şekilde ve tek taraflı feshettiği iddiasıyla LG’yi dava etmişti. Digicom’un avukatı Münci İnci, LG Electronics Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Calvin Cho’nun basına yansıyan açıklamasıyla kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi amaçladığını savunarak şu açıklamayı yaptı:
BU BOZMANIN TAZMİNATA ETKİSİ YOK
· LG, haksız rekabet iddiası ve 100.000 TL manevi tazminat talebiyle İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı fakat mahkemenin, LG’nin bu talebini reddettiği davada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin verdiği bozma kararını, Digicom’un İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı ve mahkemenin Digicom lehine tazminata hükmettiği tazminat davasında verilmiş bir bozma kararıymış gibi lanse etmiştir. Oysa her iki davanın konuları farklı ve yargılama süreçleri bağımsız olup, bu bozma kararının, tazminat davasında verilen karara esas yönünden hiç bir etkisi bulunmamaktadır.”
KARAR DÜZELTME İSTEDİK
· Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin bu usuli bozma kararına karşı karar düzeltme başvurusunda bulunduk. Daire kararını tekrar gözden geçirerek, düzeltebilir, aksi halde, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi de Yargıtay’ın bozma kararına karşı direnerek, verdiği kararda ısrar da edebilir.

11 Ocak 2013 Cuma

Adell, marka bilinirliliğine odaklandı

Adell, marka bilinirliliğine odaklandı


11 Ocak 2013 Cuma 11:17

Temel ürün grupları olan aktüatör, solenoid vana ve patlaç valflerle sektörde öne çıkan Adell Vana, yeni dönemde yapacağı yatırımlarla marka bilinirliliğini artırmak istiyor.


İSTANBUL - Temel ürün grupları olan aktüatör, solenoid vana ve patlaç valflerle sektörde öne çıkan Adell Vana, yeni dönemde yapacağı yatırımlarla marka bilinirliliğini artırmak istiyor. Firma bu hedef doğrultusunda gerek yurtiçi gerekse de yurtdışında yapacağı marka iletişimi çalışmalarıyla sektördeki konumunu güçlendirmek istiyor. Adell Armatür ve Vana Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ali Topçu, söz konusu çalışmanın ardından ihracatlarının da artacağını belirterek, ürün ve pazar çeşitliliğine ulaşacaklarının altını çizdi. Topçu, “Tüketicilerimiz tarafından daha önceleri rasyonel kararlarla daha çok fiyat-kalite değerlendirilerek satın alınan ürünlerimizin yerini tasarım odaklı imalatlarımız alacak. Bu yıldan itibaren tasarım odaklı trend ürünlerimizi marka sadakati artacak olan tüketicilerimize sunacağız” diye konuştu.
Bu ürünlerin imalatının yanı sıra firmalarında kalite ve verimliliği artıracak çalışmalara da ağırlık vereceklerinin altını çizen Topçu, “Entegre tesisimizi geliştirecek her türlü makine ve insan kaynağına yatırım yapmaya devam edeceğiz. Buna ilave eğitime de önem vereceğiz” dedi.
Firmalarının bu yıl gerek kârlılık, gerekse de verimlilik noktasında çalışma içinde olacağının anlatan Topçu, “Markalaşma ve pazarlama iletişimi ile piyasa konumumuzu güçlendirerek, geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizle daha iyi noktalara ulaşacağız. Markamızın orta ve üst segmentte yerleşmesi, konumunu geliştirmesi pazar payımızın gelişmesine destek verecek. Müşteri odaklılık uygulamalarımız artırılacak ve müşterilerimize daha da yakınlaşacağız. Artan kapasitemiz, yenilikçi ürünler ve ürün çeşitliliği ile cirolarımızı ve pazar payımızı arttıracağız. Bu dönemde özellikle inovasyona ağırlık vereceğiz” değerlendirmesini yaptı. Adell Vana olarak makine, arıtma, gemi, inşaat, kağıt, gıda ve çimento gibi sektörlere aktüatör, patlaç valf, solenoid vanalar, çekvalfler, bağlantı elemanları ve muhtelif otomasyon elemanları gibi ürünlerle hizmet verdiklerine dikkat çeken Topçu, “Tesisimizde kelebek vana üretim hattı, Ar-Ge tasarım bölümü, kalıp-takım atölyesi, yüzey hazırlık bölümü, CNC işleme tezgahları, test ve ambalaj bölümleri ve modern laboratuvarlarımız bulunuyor. Bünyemizde yaklaşık 30 mühendis, tekniker, mavi ve beyaz yakalı personel istihdam ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Pazarın yüzde 20’sine sahibiz”
Firmalarının temel ürün grupları olan aktüatör, solenoid vana ve patlaç valflerde yüzde 20’lik pazar payına sahip olduğunu kaydeden Topçu, 2012 yılında sektör büyümesinin üstünde bir performans gösterdiklerini savundu. Büyüme süreçlerinde şirket altyapısını güçlendirmelerinin etkili olduğu görüşünü kaydeden Topçu, şöyle devam etti: “Bu dönemde bilgi işlem altyapımız, donamımız, MRP ve ERP yazılımlarımızı ilave yatırımlarla güçlendirdik. Yine lojistik kapasitemiz ve operasyon performansımız yapılan insan kaynakları ve altyapı çalışmaları ile iyileştirildi. Ayrıca depo yönetim sistemlerimizdeki manuel uygulamalar; sistem üzerine aktarılarak kağıtsız, barkod cihazlı sisteme geçildi. Müşterilerimizin tam zamanında ve hızlı sevkıyat taleplerini karşılamakta operasyon performanslarımız yüksek kapasiteye göre düzenledik. Tüm bu yatırımlara ilave ihracat yaptığımız ülke sayısını da artırdık.”
Bugün itibarıyla yıllık cirolarının yüzde 5’ini ihracattan karşıladıklarının bilgisini de veren Topçu, Romanya, Suriye, İran, Mısır, Lübnan, Ermenistan, Kazakistan, Bulgaristan, Gürcistan ve Irak’a ihracat yaptıklarını dile getirdi. Son olarak sektörde artan hammadde fiyatları yüzünden, kâr oranlarının sürekli düştüğünü ileri süren Topçu, firmaların bu durumu inovasyon kabiliyetiyle aşabileceğini savundu. Topçu, “Artan hammadde fiyatları yüzünden yükselen maliyetleri müşteriye anlatmakta zorlanıyoruz. Ne yazık ki ülkemizde fiyat odaklı rekabet yapılıyor. Bu noktada firmamız alanında inovasyon kültürüyle öne çıkıyor” diye konuştu.

9 Ocak 2013 Çarşamba

Yerli Araç Konseptinden Değil Markalı Üretim Konseptinden Yürüyelim Derim

‘Delikanlı’ evde kaldı



Emre ÖZPEYNİRCİ
9 Ocak 2013



İnan Kıraç'a kara liste şoku

KARSAN, geçtiğimiz yıl hükümetin de desteğiyle Cenevre fuarına katılarak ilk kez bir Türk otosunu yani V1’i dünya vitrinine çıkarmıştı. Çağlayan’ın ‘Delikanlı’ adını taktığı bu araçta o gün bu gündür pek bir gelişim olmadı. Karsan bu yıl ya fuara katılmayıp 10 bin İsviçre frangı ceza ödeyecek ve kara listeye girecek, ya da ‘Seneye görüşürüz’ pankartı yerleştirecek.



GEÇTİĞİMİZ Mart ayında hükümet düzeyinde katılımla Cenevre’de sergilenerek dünyada vitrine çıkan ilk Türk otosu olan ‘Karsan V1’ için bu yıl fuar krizi yaşanıyor. 200 milyon Euro’luk yatırımla 2014 yılında seri üretime geçmesi planlanan aracın bu yıl Mart ayında Cenevre’de nihai halinin sergilenmesi beklenirken, aldığımız bilgilere göre İnan Kıraç’ın sahibi olduğu Karsan’ın Cenevre’yle ilgili kafası karıştı. Avrupa’nın en önemli fuarlarından biri olan Cenevre’de geçtiğimiz yıl stand alan ve yapılan anlaşmayla bu yıl da araç sergilemesi beklenen Karsan, prototip aracın dışında henüz farklı bir model veya aracın seri üretime hazır halini geliştirmediği için fuara katılıp katılmamak konusunda tereddüt yaşıyor.
10 BİN FRANK CEZA
Karsan, fuara katılmazsa hem 10 bin İsviçre Frank’ı ceza yiyecek hem de fuar komitesinin kara listesine girecek. Katılırsa yeni bir ürün olmadığı için eleştirilerin hedefi olacak. 2 aydan az bir süre kalmasına rağmen bu konuda nihai kararı henüz veremeyen Karsan yetkilileri, seçenekler arasına fuardaki standa yeni araç koymadan sadece ‘See you next year’ (Seneye görüşürüz) pankartı yerleştirmeyi de aldılar. Yetkililer, Cenevre fuarıyla igili resmi kararı önümüzdeki günlerde verecekler. Ancak verilecek her türlü kararın Karsan için olumsuz olacağı ortada. Katılmazlarsa hem ceza alacak hem de kara listeye girecekler. Katılırlarsa da yeni bir araç olmayacağı için büyük eleştirilere maruz kalacaklar. Eğer sadece pankart asarlarsa, bu belki dünyada bir ilk olacak ama Türk otomotiv sektörü adına dünyaya ‘yetersiz’ mesajının verilmesini sağlayacak.
NAHUM: EVET GEÇ KALDIK
Konuyla ilgili görüştüğümüz Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, Cenevre ile ilgili geciktiklerinin farkında olduklarını belirterek, “Henüz ne yapacağımıza karar veremedik. Ama bu fırsatı da kaçırmak istemiyoruz. Geçtiğimiz yıl son anda bir firmanın iptal etmesiyle bu alanı bulmuştuk. Emin olun bu yıl katılamazsak bu fuar için sırada birçok firma var. Elde ettiğimiz bu fırsatı kaçırmak istemiyoruz ama gerçekten ‘geç kaldık’ yorumunu yaptı. Karsan, otomobil fuarı olduğu için V1 dışında mevcut ürün gamındaki diğer ticari araçları götüremiyor.
Seri üretim rölantide
KARSAN V1 aracının iki farklı prototipi 17 milyon dolara geliştirilmişti. Aracın 200 milyon Euro yatırımla 2014 yılında seri üretime geçmesi bekleniyordu ve en az 20 bin adet üretilecekti. Karsan, dünyada 1.5 milyar hareket kabiliyeti kısıtlı insan olduğundan yola çıkarak, ilk kez dünyada bu insanlara özel, bir araç yarattıklarını açıklamıştı. Ancak gelinen noktada, hem New York hem de Londra’da bu arıcın açılan ihaleleri alamaması sonucu, seri üretim çalışmaları biraz yavaşlamış durumda. Yani Karsan, bu konuda acele etmiyşor fırsat bulursa, üretime geçmeyi planllıyor.
İsmini Çağlayan koymuştu
KARSAN’ın New York taksi ihalesi için geliştirdiği araç, geçtiğimiz yıl Uluslararası Cenevre Fuarı’nda sergilenerek, dünyada vitrine çıkan ilk Türk otosu ünvanını kazanmıştı. Araca Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da destek vermiş ve bizzat Cenevre’deki fuara katılarak, “Otomotiv sektörüne katma değer yaratacak ‘babayiğit’ burada” açıklaması yapmıştı. Çağlayan, Karsan V1’in Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenmesinden dolayı gurur duyduklarını söyleyerek şu açıklamayı yapmıştı: “Şimdi sıra aracın Türkiye’de seri üretimine başlamasında.
Eskiden ben otomobil fuarlarına kız almaya gelirdim. Bu kez damadı görücüye çıkardık. Türkiye ilk defa tasarımı kendine
ait bir ürünü ortaya koyuyor. İyi ki New York taksi ihalesi yapıldı. Yoksa böyle bir araç ortaya çıkmayacaktı. İnan Kıraç, Jan ve Claude Nahum’u tebrik ediyorum, dünyanın en büyük fuarında ‘Ben de varım’ dediler.”
Çağlayan ayrıca İnan Kıraç ve Jan Nahum’a şakayla karışık V1 konseptinin adının ‘Delikanlı’ olması gerektiğini söyledi.

8 Ocak 2013 Salı

Çin 2012'de 1,26 milyon patent verdi- Ya Türkiye?

Çin 2012'de 1,26 milyon patent verdi


08 Ocak 2013 Salı 13:34



PEKİN - Çin Devlet Fikri Mülkiyet İdaresi'nin 2012 yılında yurt içi ve yurt dışından yapılan başvurulara 1,26 milyonuna patent verdiği bildirildi.
Yapılan açıklamada, bu rakamın geçen yıla oranla yüzde 31,25 arttığı, kuruluşun 2,05 milyon başvuru aldığı kaydedildi.
Çin'de verilen patent işlemlerinde yeni buluşlar, faydalı bulunan modeller ve tasarımlar esas alınıyor.
Ülkede yeni buluş alanında da patent sayısının yüzde 26,1 oranında arttığı ve bu alanda 217 bin patent verildiği kaydedildi.
Çin'in ana kesiminde 2012 sonu itibariyle 435 bin yasal yeni buluş patenti bulunuyor.

Markalı ihracata izleme geliyor-Çok Önemli ve Faydalı Bir Çalışma

Markalı ihracata izleme geliyor


08 Ocak 2013 Salı 13:12

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türk Patent Enstitüsü arasında gümrükte marka takibi için veri paylaşım protokolü imzalandı.


ANKARA - Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, Türk Patent Enstitüsü (TPE) ile imzalanan protokolle ihracat için yapılan beyanlarda markalı ihracatın takip edilebilirliğinin mümkün hale geleceğini söyledi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Türk Patent Enstitüsü (TPE) arasında veri paylaşım protokolü Bakanlığın toplantı salonunda düzenlenen törenle imzalandı.
Törende konuşan Altunyaldız, dünya üretim hacminin hızla yükseldiğini, 2000 yılında 32 trilyon dolar değerindeki dünya üretiminin (gayrisafi yurtiçi hasıla) bugün yaklaşık 70 trilyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti.
Bugünün ekonomi koşullarında rekabet avantajı kazanabilmenin yolunun bilgi ekonomisi ve inovasyondan geçtiğini kaydeden Altunyaldız, "Artık işletmeler ve ülkeler açısından ayakta kalabilmenin ve sürdürülebilir bir rekabet avantajı kazanabilmenin yolu bilgiye önce ulaşmak, ona sahip olmak ve değer zincirine katmaktan geçiyor. Değerin ve zenginliğin, yeni fikirler üreten, bilgiye sahip olan ve bunu kullanarak yeni teknolojiler geliştirebilenlere ait olduğu farklı bir dönemi yaşıyoruz" diye konuştu.
Markalı ihracat takip edilebilecek
Altunyaldız, TPE ile Bakanlık arasında imzalanan söz konusu protokolle, ihracat için yapılan beyanlarda markalı ihracatın takip edilebilirliğinin mümkün hale geleceğini dile getirdi. Protokolle, markalı ürünlerin ihracatına ilişkin daha sağlıklı veriler üretilebileceğini de vurgulayan Altunyaldız, "Üretilen veriler de, dünya çapında markalar oluşturma hedefimize yönelik çalışmalarımıza rehberlik edecektir" dedi.
Şirketlerin piyasa değerinde maddi olmayan aktiflerin payı artıyor
Altunyaldız, ABD kökenli bir danışmanlık şirketinin hesaplamalarına göre, S&P 500 borsa endeksi içinde yer alan şirketlerin 1980 yılındaki piyasa değerlerinin yüzde 20'si maddi olmayan aktiflerden oluşurken, bu rakamın bugün yüzde 70'leri bulduğuna dikkati çekti.
Türkiye gibi dünyanın en büyük 16'ncı büyük ekonomisi olan ve 2023'e kadar 10'uncu büyük ekonomi olmayı hedefleyen bir ülke olduğunu kaydeden Altunyaldız, "Nation Brand Index araştırmasına göre, Türkiye ülke marka sıralamasında 19'uncu sırada yer almasına karşın marka yönetimindeki başarıyı temsil eden 'marka gücü endeksi' sıralamasında aynı başarıyı gösteremiyor" ifadelerini kullandı.
Altunyaldız, markalaşma çabalarının ancak güçlü bir "eko sistem" de başarıya ulaşacağını savunarak, bugünün rekabetçi dünyasında ekonomi meselelerinde bütüncül bir yaklaşım ortaya koymadan başarılı olmanın mümkün olmadığını söyledi.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Kod adı ‘439101’-Fikri Mülkiyet Hakkı İhlali Haberi

Kod adı ‘439101’



Çetin AYDIN
7 Ocak 2013



Kod adı ‘439101’

Aralıkta 19 kişinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan sahte ilaç operasyonunda, Sağlık Bakanlığı ve Fransa’daki ilaç üreticisi firmanın laboratuvar sonuçları belli oldu. Polis, 439101 seri numaralı ilaçların kullanılmaması için uyarıda bulundu.



İSTANBUL’da 9 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan sahte ilaç operasyonunda, sağlık bakanlığı ve Fransa’daki ilaç üreticisi firmanın laboratuvar sonuçları belli oldu. Buna göre, sahte ilaçlarda etkin madde metamizol yerine Asetaminofen kullanılmış. Raporda görsel inceleme sonucunda da ilaçların sahte olduğu anlaşıldığı belirtilirken, sonuç bölümünde, ‘Hastaların sağlığına zarar verebilir” notu düşüldü. Polis, binlercesinin piyasaya sürüldüğünü belirlediği 439101 seri numaralı ‘Novalgin’ ilaçların kullanılmaması için uyarıda bulundu.
RAPORLAR FRANSA’YA GİTTİ
Güvenlik Şube Müdürlüğü ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 yıl önce alınan ihbar üzerine çalışma başlattı. Çetenin depolarında ele geçen sahte ilaçlar incelenmek üzere Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Analiz ve Kontrol Laboratuvarı’na ve üretici Fransız firmaya gönderildi. Raporlar, Sağlık Bakanlığı tarafından Kasım 2012’de, soruşturmayı yürüten savcılığa gönderildi. Savcılık çeteyle ilgili çalışmasını yürüten emniyete raporu teslim etti.
19 kişi gözaltına alındı
Raporun gelmesinin ardından ekipler operasyon aşamasına geçti. Aralık 2012’de yapılan operasyonda, 19 kişi gözaltına alındı. Çeteyle ilgili yapılan çalışma ve operasyon sırasında yapılan aramalarda “439101” seri numaralı 47 bin kutu Novalgin, 300 bin kutuluk Novalgin hap yapımında kullanılacak hammadde, 150 tane satışı 10 yıl önce yasaklanan uyuşturucu etkili ilaç, 5 bin tane, üzerinde bonzai yazan kutu ve 66 bin 450 adet kaçak saat ele geçti.

4 Ocak 2013 Cuma

Bestesi çalıntı çıktı!

Bestesi çalıntı çıktı!




Sezen Aksu davayı kaybetti
04.01.2013 - 11:22

Sezen Aksu davayı kaybetti

Ünlü şarkıcı ve besteci Sezen Aksu, 2 albümünde kullandığı "Adı Bende Saklı" isimli şarkısı nedeniyle para cezası ödemeye mahkum oldu. Mahkeme, Aksu'nun söylediği bestenin, Yunanlı besteci Yiannis Karalis'e ait olduğu kararına vardı ve 1 milyon Euro (2 milyon 350 bin TL) tazminat isteyen Karalis'in isteğini reddedip 15 bin Euro (35 bin 250 TL) para cezasına hükmetti.

TAZMİNATLA BİRLİKTE YAZILI ÖZÜR İSTEDİ

Habertürk'ten Özge Eğrikar'ın haberine göre, dava süreci 2003'te başladı. Karalis, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, 'Eclipse' bestesinin Sezen Aksu tarafından "Adı Bende Saklı" adıyla 2 ayrı ticari albümde izinsiz kaydedildiğini, bazı filmlerde de kullanıldığını öne sürdü. Karalis, 1 milyon Euro'luk tazminatla yazılı özür istedi. Karalis, "Eserin sahibinin ben olduğunu hiçe saymış, eser hakkındaki haklarıma tecavüz etmişlerdir. İyi niyetimi suistimal edip beni oyalayarak şimdiye kadar harekete geçmekten alıkoydular" dedi.

TAZMİNAT HAKKI DOĞDU

Hazırlanan ilk bilirkişi raporunda, parça için 'Eclipse'in bestecisi Yiannis Karalis yerine, 'Secret Love'ın bestecisi Georgios Stavrianos'a yanlışlıkla telif hakkı ödendiği iddia edildi. Raporda, sanatçıdan özür dilenmesi gerektiği belirtildi. İkinci bilirkişi raporunda Karalis'in manevi tazminat hakkının doğduğu kaydedildi. Bugüne kadar 7 kişinin bilirkişilik yaptığı davada yapımcı Erol Köse bilirkişi olarak bestenin Karalis'e ait olduğu görüşünü bildirdi.

YAŞAR GAGA: "HATA AKSU'NUN DEĞİL"

Minik Serçe'nin menajeri Yaşar Gaga ise konuyu mahkemeye getirenin Universal Müzik Şirketi olduğunu belirterek, "Sezen Hanım'ın 'Adı Bende Saklı' şarkısının bulunduğu albümün kartonetinde besteci olarak Yiannis Karalis yerine başka bir isim yazılmış. Yani hata Sezen Aksu'nun değildir. Biz kimsenin hakkını elinden almadık. Böyle bir nedenden dolayı da bu kadar büyük bir tazminat verilmemeli" dedi.